Author: admin

  • KAŞGAR-YUSUF HAS HACİP TÜRBESİ

    Sabah uyanır uyanmaz sabah kahvaltısı için Kelle Paça(baş paça  Uygur dilinde) yemeğe gittim.Yağsız bir kelle hazırlamasını istedim.İstediğim gibi gelen yemeği yedikten sonra otele gidip haritada YUSUF HAS HACİP’İN türbesine giden yol ve otobüs hakkında edindiğim bilgileri gözden geçirdim.Türbeye 8 nolu belediye otobüsle yola koyuldum.İndiğim duraktan 100 metre ilerde bulunan YUSUF HAS HACİP’İN MÜZESİNE yürüyerek geldim.Müze ve mezarın bulunduğu yer KAŞGAR’ın merkezinde.Müze girişi 30 yuen…

    Müzenin girişindeki kubbenin çinileri turkuvaz ve çok hoş..Bu görkemli kubbenin altında 1000 yıldır  yatan ünlü”KUTAD GU BİLİG”in yazarı YUSUF HAS HACİP ..KUTAD GU BİLİG”mutluluk veren yapıt” anlamında;eser 7000 beyitten oluşmuş. Aruz ölçüsüyle yazılmış;dil olarak Karahanlı Türkçesi kullanılmıştır.Eseri tam olarak anlatmaya çalışsam buradaki  sahifeye sığdırmam mümkün değil.Eserde verilmek istenen mesaj 4 soyut kavram üzerine kurgulanmıştır.GÜN TOGDI=Hükümdar-adalet-kanun..AY TOLDI=Vezir-Mutluluk,esenlik..ÖGDÜLMİŞ=Bilge-akıl-bilgi..ODGURMUŞ=Derviş-sonuç-akibet .Eser bu dört sembolik kişilerin görüş ve karşılıklı yorumları ile Türk Edebiyatının en önemli didaktik yapıtı olarak karşımıza çıkıyor.”Kutad gu Bilig”in bugün dünyada 3 nüshası mevcut:HERAT N.,FERGENE N.,VİYANA N…Yapıt 18 ayda tamamlanmıştır.Mezarın bulunduğu kubbeli alanın duvarlarına yukarıdan aşağıya taşlara “Kutad gu Bilig ten beyitler kazılmıştır.Antre bölümünde Y.H.Hacip’e ait 2 boy resim yer alıyor.Türbe sahipsiz.Size bilgi veren
    ve ilgilenen kimse yok..Sadece para alırken karşınıza çıkıyorlar.Bu ilgisizlik beni  fazlasıyla rencide etti.Yan bölümde sağlığında ev olarak kullandığı alan bakımsız ve çok harap.Duvarlarındaki çatıdan sızan suların oluşturduğu küf ve kara lekeler  türbedeki ihmal ve ilgisizliğin en bariz göstergesi…Giriş yerinde Y.H.H. hayatını İngilizce, Uygurca,Çince anlatan yazılara yer verilmiş.Y.H.H. yaşadığı bu mekanı  geniş bir koru haline getirmekle kalmamış şimdi karşımızda asmalardan sarkan bu alımlı üzümlerin ilk yetiştiricisi yine O olmuştur…

    Bu geniş bahçe bu türbeye gizemli bir hava veriyor.Türbeden sonra yine her zaman yaptığım gibi bir belediye otobüsüne atlayıp şansıma rastgele son durağa gitmek oldu.Rastgele geldiğim yerin adı:Körek..Körek’te Kaşgar Çayı ve köprüsü bulunuyor.Biraz ötede bulunan Metal Hurda pazarına geldim.Burada her türlü eski motor ve demir aletlerini bulmak mümkün…

  • KAŞGARLI KAŞGAR’DA

    Taksici beni Kaşgar’ın kalbi sayılan ünlü İDGAH MESCİDİNE yakın yerde indirdi.Karşımda da daha sonra 10 gün konaklacağım “HIYTGAH ORDA OTELİ duruyordu.Buraları Kaşgar’ın merkezi sayılıyor.Otele yerleşmeden önce Türkiye’de yaşayan Mir Salih’in babası Ablikim Beye telefon ettim. Aradan 10dk. geçmeden Ablikim Bey geldi.Evlerinde bizi beklediklerini söyledi. Oradan geçen taksiyi durdurarak evin

    yolunu tuttuk.Ev üniversite lojmanı..Ablikim Bey de 72 yaşında ve bu üniversiteden emekli..Eşi Ayşe hanım bizlere tam ve zengin bir Uygur sofrası hazırlamış..Sofrada her yiyecek var.Çaylar,çörekler,çorbalar,mantılar, kuru yemişler,meyvalar aklınıza ne gelirse sağolsun usanmamış,hazırlamış..Hele çeşitli nanlar(ekmekler) ve kendisinin yaptığı reçeller gerçekten harika..Yemekten sonra bütün ısrarlarına rağmen  otelde kalacağımı fakat tekrar gelip ziyaret edeceğimi söyliyerek Ablikim Beyle HIYTGAH ORDA oteline döndük..Otelin geceliği 120 yuene anlaştık .Ablikim Beyle yarın buluşmak üzere ayrıldık.Ablikim Beyin 4oğlu var ve ikisi ABD.de,Biri Norveç’te en küçük oğlu olan Mir Salih de İstanbul’da yaşıyor.Aile ile çocukların bir araya gelmeleri çok zor.Pasaport ve  vize sorunu büyük engel..

  • YARKENT-22/10/2010

    Geçmişinde İpek Yolu yolcularına Han olarak hizmet vermiş olan Taxna otelinin ekzotik restorantında kahvaltı
    yaptıktan sonra taksiye 5 yuen ödiyerek otobüs terminaline geldim.Geceden başlayan yağmur fırtına ile birlikte devam ediyordu.Doğu Türkistan’da ilk kez yağmur va soğuk hava ile karşılaştım.
    *Hotan-Yarkent karayolu TAKLAMAKAN’dan geçiyor.Yolda geçtiğimiz GOMA-KARGILIK-HÜSKAN
    dışında her yer çöl.Yolda sık sık karşılaştığımız ; yeni yapılan ve yakında hizmete girecek olan KAŞGAR-HOTAN demiryolunun varlığından yeni haberdar oldum.
    Yollardaki duraklarda  bulunan marketlerde bizim ÜLKER’in her çeşidini bulabilirsiniz.ÜLKER burada büyük bir marka..
    *Hotan-Yarkent yolu çok bozuk..diğer geçtiğimiz yollardaki manzaranın aynısı..Yeni otoban yapılmış;fakat
    güzergah yine eski yol.Hep eski yoldan gittik.Arada bir servis yoluna girdiğimiz bile oluyordu.

    *Otobüsümüz Hotan’dan Kaşgar’a gidiyordu.Yarkent’e bilet aldığım için otobüsün Yarkent’e  uğrayacağını
    sanmıştım.Neyse ki yanımdaki Emin bey uyarmasaydı Yarkent yol kavşağında inemiyecektim..

    *Kavşakta bulunan belediye otobüsüyle 1 yuıen ödiyerek Yarkent’in merkezine geldim.
    *Merkezde bulunan DELONG Oteline geldim.Otel Çinlilere ait otel.Çok konforlu ve Doğu Türkistan’da
    konakladığım en güzel ve en pahalı otel .Gecelik 180 yuen.Kabul ettim;fakat vizem olmadığı için beni kabul
    edemiyeceklerini söylediler.Daha önce de yine bir Çin otelinde aynı durumla karşılaşmış ve bütün ısrarlara
    rağmen beni otele kabul etmediler.Çin Yeşil pasaporta vize uygulamadığı için Çin’e vizesiz giriş yapılıyor.Pasaporta vize işlemi  yapılmadığı için olmayan vizenin  sayısı da olmaz.Pasaportunuzda bulunan bu vize no.su ile otellere kabul edilebiliyor;
    yoksa otelde konaklama şansınız  olmuyor.
    *Neyse ki polisle yapılan görüşme sonunda otelde konaklayabildim.
    *Yarkent küçük bir kasaba..Çoğunluk Uygurlardan oluşuyor.Büyük iş merkezleri her yerde olduğu gibi
    Çinlilere ait.Devlet dairelerinde çalışanların büyük çoğunluğu Çinlilerden oluşuyor.Lokanta(tamakhane)ve seyyar satıcıların
    çoğu Uygur.Yarkent bana o gün çok serin geldi;hatta dolaşırken üşüdüğümü söyliyebilirim.

    *Sabah erkenden Kaşgar’a gitmek için otobüs terminaline geldiğimde bu sefer taksiyi deniyeyim dedim ve
    dolmuş taksilerin 60 yuene KAŞGAR’a fiyatlarını öğrenince taksi ile gitmeye karar verdim.4 Yolcu tamamlandıktan sonra dolmuş taksi ile
     Kaşgar’a olan 3 saatlik yolculuğa başladık.Yarkent’ten YENGSAR(Yenihisar)’a geldik.Yenihisar ‘ın
    Bıçakları çok meşhur..Yenihisar çok büyük bir belde..Her tarafta bıçak reklamları göze çarpıyor.
    *3 saat sonra Kaşgar’a vardık..

  • HOTAN-EKİM 2010

    *Hotan’da merkezde bulunan TAXNA otelinde gecelik kahvaltı dahil 148 Yuene kaldım.Otel son derece  temiz ve bakımlı.Taxna oteli Uygurlara ait.Restorantı son derece şık ve otantik.Çalışanlar hep yöresel kıyafetlerle servis yapıyor.Dekor büyüleyici..SALONA HAYRAN OLMAMAK MÜMKÜN DEĞİL.Kahvaltıdaki Toy çorbası harika.Kahvaltı 8.30-10.30arası..

    *Hotan’daki halkın çoğunluğunu Uygurlar oluşturuyor.

    *Hotan’ın trafiği Vietnam’dan daha karışık..Yoldan karşı tarafa geçmek için büyük beceri istiyor.Hotan dünyada KAŞİ(YEŞİM) taşı ile İpek halılarıyla ünlüdür.

    *Kaşi (yeşim)taşı Hotan’dan geçen akarsuyun yatağında bulunan ve eski Çin’de altından değerli olan YeşimT.

    burada nerdeyse bir taş borsası oluşturmuş.Bu taş pazarı da bu akarsu kenarında kuruluyor.Rengarenk taşlar.

    Nehirden toplayıp getirip satan Uygurlar,burada bu taşları işliyen ise buradaki dükkanlarındaki Çinliler..Bu

    taşlardan kolye,bilezik ve çeşitli süs eşyaları yapılıyor.Pazarda herkes taşlarının satışı için beklerken arasıra

    ellerinde su kabı ile önlerindeki taşları sık sık suluyorlar.Taşlar daha parlak ve canlı görüntüye kavuşuyor.

    *İlk kez bir turist kafilesiyle karşılaştım.Sincan’da turist yok denecek kadar az.

    *Hoten çok sıcak bir şehir.Gündüz öğle saatlerinde dışarda dolaşmak mümkün değil..

    *Diğer Çin şehirlerinde olduğu gibi oturup dinleneceğiniz bir cafe ,kahvehane burada da yok.

    *Hotan”da yoğurt var,ama SİNCAN’da hiçbir yerde peynir göremedim.

    *Sıkma nar suyu her yerde satılıyor.Kavun ve karpuz dilimlenerek seyyar satıcılarda dilimi 1 Y.Sıcaklarda da insana ilaç gibi geliyor.Klasik mangal şiş her yerde karşınıza çıkar.Uygurlar et ve şişleri ekmeksiz yerler..Sincan’da benim favori yemeğim: Kelle Paça!Uygurlar” Baş Paça “diyorlar.

    *Hotan’da son gecede Sincan’a geldiğimden beri  ilk kez yağmurun yağdığını gördüm.

  • TAKLAMAKAN ÇÖLÜNDE YOLCULUK

    20 Ekim sabah erkenden bir taksi ile Aksu otobüs terminaline geldim.Hotan’a gidecek otobüsün saati 10.
    fakat Pekin mi yoksa Sincan saati mi diye sormayı unutunca erken gelmek mecburiyetinde kaldım.Pekin saati Sincan’dan 2  saat ilerde..Pekin’de saat 10ise Sincan’da saat 8.dir..Terminaldeki bütün görevliler mesaiye başlamadan önce genel temizlik yaparlar.Her tarafı süpürürler.İşçisi de müdürü de bu temizliğe katılıyor.

    *Aksu’dan Hotan’a gidiş TAKLAMAKAN çölünde yeni açılan otobandan olacak.Otobüsle yolculuk 5saat sürecek denilse de  tam 7 saat sürdü.Gişeden Hotan’a 165 yuen ödiyerek bilet aldım.Bu seyahatim boyunca ödediğim en yüksek bilet ücreti..Yolculuktan önce karnımı iyice doyurdum.biraz da yolluk aldım,çünkü Taklamakan çölünde mola verilecek yerleşim yeri yok.Zaten Taklamakan”Gidilip de geri gelinmeyen yer”anlamına geliyor.Bü çölü aşan diğer otobansa TARİM otoyolu..Aksu-Hotan otobanı ise yeni

    açılan bir yol.Otoban dediklerine bakmayın,yol tek şeritlik bir yol,ama ıssız bir çöl yolu..Taklamakan Arap

    çölleri gibi çıplak değil.çölde birtakım yeşillik ve çalılar var.Zaten bu yüzden İpek Yolundaki develer hep bu çöldeki otlarla beslenip bu çölü aşmayı becerebilmişlerdir.Hele develerin hoşlandıkları süpürge otları burada bol..Man marka otobüsümüz iki katlı..yataklı.Yolda iki kez ihtiyaç molası verdi.Herkes ihtiyacını Taklamakan çölünde çömelerek giderdi.Yol 650km. Eskiden kervanlarla nasıl bu yolları aştıklarını Çin’den Avrupa’ya ulaşım 2000yıl öncesinde ne kadar zor koşullarda yapıldığını anladım.

  • KÜÇE-AKSU TREN YOLCULUĞU

    *Küçe’den sabah erkenden 10 yuen ödiyerek tren garına geldim.Tren istasyon ve otobüs terminallerinde havaalanlarında olduğu bagaj ve yolcular X ışınlarından geçiriliyor.
    *Küçe tren garında mütevazi bekleme salonunda 2  LCD  vardı.Yolcular vurdulu ,kırdılı filmleri heyecanla
    izliyorlardı.Trenin 30 dk rotar yapması umurlarında değildi.

    *30 dk. geç gelen trene her zaman olduğu gibi binmeden önce yolcular tek sıra halinde kuyruğa giriyor.Vagon sorumlusu biletleri kontrol ederek tek tek trene alır.Tren doğudaki trenlerden kalite ve konfor yönünden daha basit ve bakımsız.*Dışardaki WC . ler gibi trendeki WC. ler de çok pis ve bakımsız.Tuvaletlerinde taharat musluğu yok.Genel
    tuvaletlerin de bile su bulamazsınız.Tek çare otelinizdeki tuvaletiniz.
    *Trenin  hareket etmesiyle vagon sorumlusu kapıları gelecek istasyona kadar kilitler.Biletleri kontrol eder.Boş zamanlarında vagon temizliğine başlar.Her tarafı süpürür,çöpleri toplar.

    *Küçe-Aksu arası yarı çöl yarı ağaçlık..Ağaçlık yerlerde çeşit çeşit meyvaları gördük.Geniş pamuk tarlalarıarasından geçtik.Tren 3saat sonra AKSU’ya varabildi.Tren istasyonu yine kentin dışında..
                                               AKSU  19EKİM 2010
    *Belediye otobüsüne binerek şoföre beni şehir merkezine indirmesini rica ettim.Uygur sürücü sağolsun beni Aksu’nun tam merkezinde  indirdi.İner inmez karşımda gördüğüm turizm acentesinden 2 Kasım tarihine 540
    yuen ödiyerek bir KASGAR-URUMÇİ uçak bileti aldım.
    *Merkezde SONGHE Otelinde gecelik kahvaltı dahil 100yuene kaldım.Otel temiz ve Aksu’nun en güzel yerinde .Çinlilere ait otel ..Bütün personel çinli,hiçbiri Çinceden başka dil bilmiyor.
    *Aksu bir alış veriş merkezi.Burada halkın çoğü çinli..Yer altında çok büyük çarşılar yapılmış..Dükkanların çoğu giyim ,konfeksiyon..Giyimleri bize hitap etmiyor.Aksu’nun her tarafı canlı.Çarşıları pırıl pırıl,çok temiz..

  • KÜÇE-17/10/2010

    KORLA-KÜÇE saat 10 otobüsüne 49 yuen ödiyerek bilet aldım.Yeni otoban varken hep eski yoldan gittik.
    Yollarda sık sık askeri konvoylarla karşılaştık.Yeni otobanın da  bazı bölümlerinde onarımların sürdüğünü gördük.Küçe yolunda çok sayıda yeşil ve bol ağaçlı Türk köylerinden geçtik.Buraları bizim Aydın yöresine benziyor.Her taraf yeşil ve bol meyva ağaçlı..Pamuk tarlaları bembeyaz..Yol kenarında sık sık kömür yığınlarıyla karşılaştık.Yollarda FOTON marka tırlarların çokluğu dikkatimi çekti.

      Küçe küçük bir uygur kasabası..Çinlilere ait geceliği 60yuenden TRAFFİK otelde kaldım.Konakladığımotellerin en ucuzu ve paspalıydı.Konaklama nedenim Otobüs terminaline şehir merkezine yakın oluşu. Otelin bitişiğinde bulunan lokantada karnımı doyurduktan sonra fotoğraf makinasına 4GB hafıza kartı için 188yuen
    ödedim.Kredi kartı geçer deyince sevindim.Fakat nerede ..Bir denemeden sonra irtibat kurulamıyor,keş

    ödiyeceksin dediler,ben de 188yueni peşin ödemek zorunda kaldım.Küçe çok sevimli bir kasaba..Çarşıları yeni ve çok şık..Taksıye 10 yuen ödeyerek tren garına gittim.Küçe’denAKSU’ya bu sefer treni deniyeyim dedim.Daha önceleri Doğu Çin’de yolculukları hep trenle yapmış ve çok memnun kalmıştım.Ertesi güne saat 10.30 ‘a 20 Yuen ödiyerek bilet aldım.Demin gara 3 dakikada beni getiren taksiye10 yuen; yarınki 4.5 saat sürecek olan  Küçe-Aksu tren ücretinin yarısı ..Trenler Çin’de çok ucuz.Şehir içi daha da ucuz.Kaşgar gibi büyük şehirlerde otobüsler 1 yuen.Küçe küçük bir kasaba olmasına rağmen çok temiz..Gezdikçe daha çok hoşuma gitmeye başladı..

  • KORLA-16/10/2010

    *Turfan’dan saat 10.30 da hareket eden otobüs saat 5.45 te Korla’ya vardı.
    *Turfan’dan ayrılırken Can kardeşlerle vedalaştık.Şayet yolunuz Turfan’a düşerse Mehmetcan’ı aramanıza  gerek yok;garajda o sizi bulur.garajda ondan başka ingilizce bilen de yok.Kulakları çınlasın;sayesinde Turfan ve çevresini detaylıca gezebildim.
    *Otobüs eski ..Yollar çıplak ve çorak..Korla’ya 50km kala Kayşe beldesinden sonra yeşillik görebildik.

    *Yol kenarlarında kurutulmaya bırakılmış kırmızı biberlere sık sık rastladık.
    *Turfan-Korla yolu otoban ve paralı..Yolda taksi 120km.otobüs 100km,kamyon 80km hız yapabilir.Bu hızlar aşıldığında araçta mecburi bulunan hız aleti ötmeye başlar,sürücüyü uyarır gürültülü sesler  çıkarır.
    *Yolda verilen yemek molasında gelen yemeklerin yanında çatal ve kaşık aramıyacaksınız.Sadece çubuk var.
    *Korla tipik bir Hıtay(Çin) şehri..Uygurların sayısı az..Pazarında Uygurların canlılığı yok..Yiyecekler Hıtay(Uygurlar Çinlilere Hıtay diyorlar.)damağına uygun yiyecekler..Pazarda mantarın çokluğu dikkatimi çekti.
    *Korla’da otobüs terminaline yakın SHENZHOU hotelde gecelik 128 yuene kaldım.Bütün Çin otellerinde

    konaklama parasının yanında depozit ödemek zorundasınız.Ayrıldığınızda depozitinizi geri alıyorsunuz.
    *Sincan bölgesinde ilk internet cafeyi Korla’da gördüm.2 yıl önce dolaştığım Doğu Çin’de her yerde internet cafe karşınıza çıkarken burada nadiren bulabilirsiniz.
    *Çin’de Latin yazısı bir işe yaramaz.Şanslı tarafım üniversiteden öğrendiğim Arap  yazısının burada Uygurlar tarafından kullanılması..Her Çin yazısının altında Uygurlar için Arap yazısı ilede yazılıyor.Bu durum yalnız Sincan bölgesinde geçerli.Diğer bölgelerde sadece Çin  yazısı var.Buralarda da Allah yardımcınız olsun.

  • TURFAN-YAKİN TAG-TUYUG-BAZİLİKA-İDİKUT

    15 ekim 2010 Turfan’da 2.günümüz..Sabah kahvaltısını yine yöresel samsa(boğaça büyüklüğünde içi etle doldurup küçük tanor “tandır”larda pişirilen birçeşit börek.7 tanesi 7 yuen.Uygurların vazgeçilmez yiyeceği samsa ve yeşil çay..Kahvaltıdan sonra ilk işim kaldığım Transportatıon otelin bitişiğindeki otobüs garajından ertesi gün için KORLA’ya 73 yuen ödiyerek bilet aldım.Günlük gezi proğramı için Muhammet ve Adilcan kardeşlerle bir araya geldik.Benden yine dünkü gezi gibi 100 yuen ama diğer müşterilere bu fiyatı söylememi rica ettiler.Diğer iki turist Çin asılı Malezyalı bir çift..

      *Yolculuk TURFAN -XIAN otobanından 60km.sonra YAKİN TAG kenarından kum dağları arasından bulunan BAZİLİKA’da sona erdi.Adilcan ile Malezyalı King ve Line dışarda kalarak;ben de giriş ücreti olan 20 yuen ödiyerek kamufle edilmiş ve asla dışardan görünmesi mümkün olmayan Bazalika’ya indim.Çin yönetiminden kaçarak burada gizlenip ibadet eden budist rahiplerin bizdeki Kapadokya örneği kayaları değil killi toprakları oyarak bu BAZALİKA‘yı inşa etmişlerdir.Yapı iklimin etkisiyle günümüze kadar gelmiş.

    Vadinin yüksek yerinde inşa edilmiş olan Bazalika’nın vadisinde bir akarsu
    bulunmaktadır.BAZALİKA çıkışında çift hörgüçlü deve turları yapılıyor.Her
    taraf çöl..Develerle resim çektirmek 5 yuen.saatlik çöl turu 50 yuen..Yalnız çift hörgüçlü develere binmek hörgüçler sayesinde çok rahat..
        Bazilika’dan sonra rehberimiz Adilcan bizi YAKİNTAG pazarına getirdi.
    Pazarı dolaşarak Adilcan sıcak nan(EKMEK)aldı.Bizlere de sıcak ekmek ikram
    etti.Burada bulunan İpek Yolunun en eski yerleşim yerlerinden biri olan TUYUĞ antik şehrine 40 yuen ödiyerek giriş yaptık.TUYUĞ devasa bir antik

    şehir.Antik şehir o kadar büyük ki bu 40 derecelik sıcakta at arabaları olmazsa
    yürüyerek dolaşmanız mümkün değil.Kişibaşı 10 yuen ödiyerek at arabasıyla Tuyuğ’u gezebildik.Tuyug ile Yargon’un mimari yapıları birbirlerine çok benziyor.Hele yol ve sokaklar birbirinin kopyası…
          Saat 12 doğru İDİKUT’ta geldik.20 asırlık bu yerleşim yeri halen ilk günkü
    özelliklerini koruyor.İDİKUT’ta giriş 30 yuen.Dağa sırtını vermiş bu yemyeşil

    beldenin en önemli özelliği en kaliteli üzümleri yetiştirmesidir.Bu Turfan yöresinde 500 çeşit üzüm yetişiyor.Burada herkes size üzüm ikram eder.Ayrıca her evin aralıklı tuğlalardan yapılmış üzüm kurutma evleri de var.İdikut’un camisi değişik bir mimariye sahip.Uygurlar dinlerine çok bağlı.Namaz vaktinde dışarda kimseyi bulamazsınız.Buradaki herkesin işi üzüm..Türkiye’den geldiğimi duyunca bana daha çok itibar gösterdiler.İDİKUT’tan sonraki durağımız BUYULUK oldu.Buyuluk vadide ve akarsu kenarında kurulmuş ve dağın yamaçlarında budist rahipler tarafından oyulmuş mağaraları ile dikkat çekiyor.Vadiye giriş 60 yuen..Burada da her taraf üzüm..Ama diğer meyvalar da bol.Kavun,karpuz,elma,muz,mandalina..

  • TURFAN-YARGON

    Urumçi-Turfan arası düzgün bir otoban.180 km.lik yol otobüsle 3 saat..Kişibaşı otobüs bileti 41 yuen..Yol güzergahı düz ve geniş çıplak bir çöl..Yollarda binlerce pervaneli rüzgar enerji direkleriyle karşılaştık..Turfan’da Transportation otelinde gecelik 160 yuan ödedim.Uygurlar otele ‘MİHMANHANE” derler.Transportation oteli şehrin merkezinde ..Çok bakımlı ve tertemiz bir otel.,otelin bir kapısı da şehirlerarası otobüs garajına açılıyor.Bu oteli de daha sonra çevre gezilerinde bana rehberlik yapacak olan Adilcan’ın kardeşi Mehmetcan sayesinde buldum.Turfan zemin nedeniyle Asya’nın çukurunda bulunan en derin yerleşim merkezlerinin başında gelir.Burada iklim her zaman çok sıcak..Bu yüzden Turfan’da dünyanın en kaliteli üzümleri yetişir.18  kuruüzüm  çeşidi saydım.Bu üzümlerin en kalitelisi ve pahalı olanı yeşil üzüm..Kg.20yuen..Turfan şehrinin halkı çoğunlukla Uygur..

                JIAOHE-YARGON(Uygurca)

     *Taksici Uygur Adilcan’la gündelik 100 yüenle anlaştık.Tarihi 2300yıllık Yargon Antik şehirle gezimize başladık.Şehir Çin hançolara ait büyük, eski  İpekyolu güzergahında antik bir kent..Yapıda killi kumlu toprak kullanılmış.Zaten her taraf kumlu toprak..Yargon daha sonra Çinlilerden budist Uygurlara geçmiştir.Turfan’ taksiyle 20 dk.Yargon Unesco’nun koruması altında..Çin her tarihi yerinde olduğu gibi buraya da giriş ücretlidir. KARİZ’lerde olduğu gibi 40  Yuan..Bizdeki Kapadokya’da olduğu gibi iç bölümler oyularak oluşturulmuştur.Buradaki görevli bayanın Türkiye’den buraya çok az kişinin geldiğini söyledi.Bu yapının bunca zaman ayakta kalmasının bence en büyük nedeni iklimin kurak, rutubetsiz olması.Karizler de Yargon’ a yakın yerlerde yerin  altında geçiyor.Yargon’un hemen yanında bir de akarsu geçiyor.

    TURFAN-KARİZLER

    Turfan da hava her zaman aşırı ıssık(sıcak)..Sıcaklar yüzünden rahat dolaşamazsınız.Yargon’dan sonra KARİZ’lere gittik.Giriş için her yerde olduğu gibi bilet almak zorundasınız.Giriş 40 yuen..KARİZ  eriyen dağ sularının aşırı  sıcaklardan ve buharlaşmadan korunması amacı ile yerin 10-15 metre altında uzunlukları 5000 km.olarak tahmin edilen su kanallarına verilen addır.Ve bu karizlerin 20 asırdan beri bilindikleri yazılıyor.Karizlerde akan suyun temizliği ve soğukluğu bu kavurucu  sıcaklara sahip Turfan ve tarımına hayat veriyor.Başka türlü Taklamakan çölünün altından bu suyu karizler olmadan geçirmek olanaksız.

    Karizlerden yukarı çıktığınızda bütün her taraf üzüm asmalarıyla kaplı..Turfan üzümleriyle ünlü..Kuru yemişçilerde 20.yakın kuru üzüm çeşidi saydım.Ayrıca üzümler için tuğladan özel üzüm  kurutma odaları yapılmış.Duvarlarda tuğlalar arasında bolca havalandırma boşlukları bırakılmış..